Aşk ile şekillenmiş 7 yer

Yılın en ‘sevgi dolu’ zamanları yaklaşıyor. Kırmızılara, pembelere, kalplere bulanmaya az kaldı. Sevin ya da sevmeyin, 14 Şubat’ı göz ardı etmek imkansız. Hal böyleyken, bu romantik ortamı biraz da biz cilalayalım istedik. İşte, aşk ile şekillenmiş birbirinden güzel 7 rota…

Venedik, İtalya

Köprülerle birleştirilmiş 118 adacıktan oluşan bu şehir, romantizmin en önemli sembollerinden biri. Kanalları, köprüleri, meydanları, kendi tarzındaki sokakları ve tarihi ile büyüleyici bir ortama sahip.

Gondol turu ile Venedik’in ünlü kanallarını gezerken, etraftaki binaların mimarisinden, şehrin sembollerinden Ahlar Köprüsü’nün güzelliğinden etkilenmemek elde değil.
Şehrin sembollerinden biri olan San Marco Meydanı gündüz saatlerinde oldukça kalabalık oluyor. Gece yarısı ise daha boş olması ve ışıklandırmalar sayesinde çok daha romantik bir ambiyansa bürünüyor. Yapılabilecek belki de onlarca şey varken; sokaklarda sadece yürümek sonra bir yerde oturup başbaşa yemek yemek bile oldukça sihirli geliyor insana bu şehirde…

Brüj, Belçika

Oldukça küçük bir şehir olan Brüj, Orta Çağ’dan kalma mimarisi, çikolataları, dantelleri ve kanalları ile belki de Avrupa’nın en romantik lokasyonlarından bir tanesi.

Kuzey Avrupa’nın Venedik’i olarak da bilinen şehrin kanallarında sandal turu yapılabildiği gibi, at arabaları veya faytonlar da bu masalsı şehiri gezme imkanı sunuyor.

Şehrin güneyinde bulunan “Aşıklar Köprüsü” ve yine aynı yerde bulunan “Aşk Gölü” şehrin en sakin ve romantik alanını oluşturuyor. Hatta inanışa göre iki aşık eğer bu köprünün üzerinden birlikte geçer ve köprü üzerinde öpüşürlerse, aşkları sonsuz olurmuş…

Porto, Portekiz

Porto, Paris ve Venedik kadar çok dikkatleri üzerine çekmese de, en az onlar kadar veya onlarla yarışabilecek kadar romantik bir kıyı şehri. Douro nehri boyunca uzanan kafelerde veya restoranlarda oturup nehrin güzelliğinden etkilenmemek mümkün değil. Unesco Dünya Mirasları listesinde yer alan Ribeira Bölgesi’ndeki şahane gün batımı sırasında yapılacak bir yürüyüşün keyfine de doyum olmaz. 

Ağırlıklı olarak deniz ürünlerinden oluşan mutfağı, Akdeniz mutfağına oldukça benziyor. Akşam Michelin yıldızlı bir restoranda yemek yedikten sonra, Fado (Portekiz Halk Müziği) çalan bir mekanda oturup, bu muazzam müziğin tadına varmak da güzel bir seçenek.

Budapeşte, Macaristan

Macaristan’ın başkenti Budapeşte, dünyanın en romantik şehri olarak her zaman üst sıralarda yer alıyor. Tuna Nehri’nin Buda ve Peşte olarak ikiye böldüğü şehir, birçok köprü tarafından birbirine bağlanıyor. Bu köprülerden en dikkat çekici olanı, aynı zamanda şehrin sembolü de olan Zincir Köprüsü ya da öteki adıyla Aslanlı Köprü. Gece hava karardığında aydınlatılan köprü, görmeye değer bir manzara oluşturuyor.

Ağırlıklı olarak Barok ve Gotik mimarinin hakim olduğu şehirde gezilip görülmeye değer fazlasıyla yer bulunuyor.

Avrupa’daki en büyük saraylardan birisi Buda Kalesi, inanılmaz bir mimari yapı olan Parlamento Binası, neo-klasik yapısı ile Aziz Stephen Bazilikası ve daha fazlası ile şehir kendine hayran bırakıyor.

Cinque Terre, İtalya

Liguria vilayeti belki de İtalya’da bilinen en karakteristik ve romantik bölgelerden bir tanesi. Beş tane kasabadan oluşan bu bölge, en çok fotoğrafı çekilen yerlerden biri. Genova ve La Spezia arasında bulunan bu 5 köye tren ile ulaşılabiliyor. Tren yolculuğu sırasında fazlaca tünel içinden geçilse de, bu geçişlerde ortaya çıkan deniz manzarası için değecek bir yolculuk…

Monterosso Al Mare bölgenin en büyük kasabası olmasının yanında seyahatin gerçekleştirildiği döneme göre, denize girmek de mümkün. 

Vernazza bölgenin en küçük ve en renkli kasabası. Burası bir şeyler yemek için oldukça romantik bir lokasyon. Beş kasabanın da birbirinden güzel oluşu, romantik bir hafta sonu geçirmek için veya aşk tazelemek için çok ideal…

Bergen, Norveç

Dünya’nın en çok yağmur yağan şehri olarak bilinen Bergen, doğal güzellikleri ve deniz kıyısındaki eski ahşap evleri ile kesinlikle görülmesi gereken yerlerin başında bulunuyor. Norveç’in ikinci en büyük şehri olan Bergen’in şehir merkezi, şehir fiyordu Byfjorden. Etrafı dağlarla kaplı Bergen, 7 dağın arasındaki şehir olarak da biliniyor.

Bergen, Norveç’in en büyük şehirlerinden biri olması haricinde en güzel şehirlerinden de biri. Bunun haricinde tren ile seyahat etmeyi sevenler için Oslo’dan Bergen’e yapılacak tren yolculuğu en güzel manzaraları görme şansının yaşanabildiği birkaç tren yolculuğundan birisi olma özelliğini taşıyor.

Bergen şehri, ahşap evleri, çiçekleri, parke taşlı yolları ile belki de insanların tahmin edemeyeceği kadar romantik bir ortam yaratıyor.

Prag, Çek Cumhuriyeti

Ülkenin en büyük şehri Prag, Avrupa’nın en çok ziyaret edilen destinasyonlarından biri.

Altın Şehir ve Avrupa’nın Kalbi isimleri ile de anılan şehir, barok ve gotik mimarinin etkisi altında… Old City ve Wenceslas meydanları kesinlikle görülmesi gereken yerler. Tarihi 9.yüzyıla dayanan Prag Kalesi de mutlaka görülmeli.  

Prag şehrinin ufak oluşu, ulaşımı kolaylaştırıyor. Yürüyerek her yere gitmek mümkün. Hatta bu yürüyüşler sırasında heykeltraş David Cerny’nin eserlerini şehrin sokaklarında görebilirsiniz.

Günün her saati bulunabilen kızartılmış peynir kesinlikle denenmesi gereken yiyecekler arasında. 

Mimarisi, romantik sokakları, klasik müziği, restoranları ve kafeleri ile yeni evli çiftler ve aşklarını tazelemek isteyenler için oldukça ideal şehirlerden bir tanesi.

Leave a Reply
Your email address will not be published. *

Kapatmak için arka plan üzerine tıklayın